Çiftlik Bank Benzeri Piramit Satış Sistemleri Nedir? Ceza Hukuku Açısından Sonuçları Nelerdir?

Ülkemizde son dönemlerde ortaya çıkan en büyük dolandırıcılık olayı nedir desem hepimizin cevabı Çiftlik Bank olurdu. Henüz 27 yaşında ve yaklaşık 80 bin kişiyi 500 Milyon TL dolandırdı. Ancak bu tür dolandırıcılık olayları sadece günümüzde de yaşanmadı. Özellikle 1990’lı yıllarda başlayan Titan zinciri ve devam eden benzer vakalarda da halkımız binlerce lirasını dolandırıcılara kaptırdı. Peki Titan zinciri, saadet zinciri, sülün osman, jet fadıl ve benzeri Ponzi Oyunu olarak bilinen dolandırıcılık vakalarının temel felsefesi nedir? Piramit Satış Sistemleri diye adlandırdığımız bu sistemlerin Türk Ceza Hukuku karşısındaki konumu nedir?

1990’lı yıllarda varlık gösteren Titan Saadet Zinciri yaklaşık 16 bin kişiyi dolandırdı. Yapılan bu dolandırıcılık olayının temel felsefesi Ponzi Oyunu’na dayanıyordu. Peki Ponzi oyunu nedir?

Ponzi Oyunu

Ponzi Oyunu ya da Ponzi Düzeni, yatırımcılara kendi paralarından geri dönenle veya sonraki yatırımcılardan gelen paralarla ödemenin yapıldığı bir dolandırıcılık yöntemidir. Bu oyun ismini Amerika Birleşik Devletlerinde 1920’li yıllarda faaliyet gösteren Charles Ponzi’ den almaktadır. Ponzi o dönemde faizler düşükken katılımcılara çok yüksek getiriler vaad etmiştir. Ponzi o dönemler uluslar arası posta pulları satın alıyordu. Katılımcılardan aldığı paraların bir kısmını bir önceki katılımcılara veriyor ve sistemini bu şekilde işletiyordu. Ponzi’ nin kurmuş olduğu bu sisteme yerel polis teşkilatının büyük bir kısmı üyeydi. Üye sayısındaki artış ile birlikte sistem işlemez hale gelince üyeler arasında bir tedirginlik meydana gelmiş ve herkes parasını çekmeye kalkmıştır. Nihayetinde ponzi tutuklanmış ve hapse girmiştir. Hapisten çıktıktan sonra Brezilya’da bir kimsesizler yurdunda hayata gözlerini yummuştur.

Peki Titan Zinciri, Saadet Zinciri, Çiftlik Bank ve türevleri bu sistemlerin Hukukumuz açısından durumu nedir?

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna göre bu sistemleri “Piramit Satış Sistemleri” olarak tanımlamıştır. Kanunun 80. Maddesinin göre;

(1)Piramit satış; katılımcılarına bir miktar para veya malvarlığı ortaya koymak karşılığında, sisteme aynı şartlar altında başka katılımcılar bulma koşuluyla bir para veya malvarlığı kazancı olanağı ümidi veren ve malvarlığı kazancının elde edilmesini tamamen veya kısmen diğer katılımcıların da koşullara uygun davranmasına bağlı kılan, gerçekçi olmayan veya gerçekleşmesi çok güç olan kazanç beklentisi sistemidir.

(2) Piramit satış sisteminin kurulması, yayılması veya tavsiye edilmesi yasaktır.

(3) Bakanlık, piramit satış sistemleri ile ilgili gerekli incelemeleri yapmaya ve varsa elektronik sistemin ülkemizde durdurulması dâhil ilgili kamu kurum veya kuruluşlarıyla iş birliği içinde gerekli önlemleri almaya yetkilidir.

Denilmektedir.

Kanuna göre ülkemizde bu tür sistemlerin kurulması, yayılması veya tavsiye edilmesi yasaktır. İncelemeleri yapmaya ve tedbirleri almaya “Gümrük ve Ticaret Bakanlığı” yetkilidir.

Madem bu sistemler yasak ise cezai olarak yaptırımları nelerdir?

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki kanunun Ceza Hükümleri başlıklı 77. Maddesine göre; “Bu Kanunun 80 inci maddesine aykırı olarak piramit satış sistemini başlatan, düzenleyen veya toplantı, elektronik posta veya diğer birçok kimsenin de katılımını sağlamaya elverişli yöntemlerle yayan veya böyle bir sistemin diğer bir şekilde yayılmasını ticari amaçlarla destekleyenler hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.”  Denilmektedir.

Türk Ceza Kanununa göre Çiftlik Bank ve benzeri piramit satış sistemleri vasıtasıyla insanları dolandıranlar için birden çok suç öngörülmüştür.

Bunlardan ilki;

Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle yapılan NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK’ tır. Hapis cezası ise her bir dolandırılan için ayrı olmak üzere 4 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır. Çiftlik Bank vakasında dolandırılan sayısı göz önünde bulunulduğunda tarihi rekor bir ceza öngörülmektedir.

Diğer cezalar ise “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ve “suç örgütüne üye olma” suçlarıdır.

TCK 220. Maddeye göre;

Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahi bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üye sayısının en az üç kişi olması gerekir.

Ayrıca bu fiillerden elde ettikleri gelirleri yurt dışına çıkarmaya veya kaçırmaya çalışanlar için ise ayrıca “aklama” suçundan hüküm verilebilmektedir.

Okurlarımıza tavsiyemiz bu şekilde getiri vaadi sunan sistemlerden kesinlikle uzak durmalarıdır. Günümüzde “bitcoin ve benzeri yatırım araçlarına yatırım yapılması” vaad edilerek benzeri sistemler kurulmaya başlanılmış olup bu sistemlerden uzak durmanızı bir kez daha öneriyoruz. İyi günler.

Bir Cevap Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.