Satın Alınan Mobilyanın Hasarlı Teslim Edilmesi Durumunda Ne Yapılmalıdır?

Son dönemler sitemize gelen yakınmalarda hasarlı mobilya gelmesi konusunda artış yaşanmaktadır. Okurlarımız genellikle satın almış oldukları mobilyaların, masaların veya sandalyelerin ayaklarının ya da gövdesinin hasarlı bir şekilde kendilerine geldiklerini bildirmektedirler. Yazımızda hasarlı mobilya durumunda tüketicinin ne yapması gerektiğini örnek bir Yargıtay kararı eşliğinde sizler ile paylaşacağız.

Mağazadan mobilya, masa, sandalye ve benzeri ürünleri sipariş ettiniz ve ücretini ödediniz. Ürün teslim edilmek üzere evinize getirildi ve mobilyalara dikkatlice baktığınızda ürünün hasarlı olduğunu gördünüz. Ne Yapılmalıdır?

Bu durumda sizlere tavsiyemiz hasarlı bölümlerin resmini çekmeniz ve mobilyayı teslim ALMAMANIZDIR.

Mobilyayı teslim almadığınız zaman firmadan mobilyanın hasarsız olanının teslim alınacağını aksi takdir de ücret iadesi isteyeceğinizi belirten bir talep ile firmaya başvurabilirsiniz.

Şayet mobilyayı teslim almışsanız artık konu ayıplı mal kapsamında 4 seçimlik hakkınızı isteyebilirsiniz.

Ancak şunu belirtmekte fayda vardır bu şekilde ayıplı olarak gelen ürünleri teslim anında fark etmeniz durumunda teslim almamanız sizin için daha faydalıdır.

Ayıplı mal konusunu kısaca özetleyecek olursak:

Ayıplı mal taşıması gereken özellikleri taşımayan, taraflarca kararlaştırılmış örneğe uymayan, özetle sözleşmeye aykırı olan mallardır.

Yine kanuna göre “Ambalajında, etiketinde, tanıtma ve kullanma kılavuzunda, internet portalında ya da reklam ve ilanlarında yer alan özelliklerinden bir veya birden fazlasını taşımayan; satıcı tarafından bildirilen veya teknik düzenlemesinde tespit edilen niteliğe aykırı olan; muadili olan malların kullanım amacını karşılamayan, tüketicinin makul olarak beklediği faydaları azaltan veya ortadan kaldıran maddi, hukuki veya ekonomik eksiklikler içeren mallar da ayıplı olarak kabul edilir.”

Ayıplı Mallarda Tüketicinin 4 adet seçimlik hakkı bulunmaktadır:

a)Satılanı iade edip bedelini geri istemek

b) Satılanı iade etmeyip ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme,(İndirim)

c) Aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, (Ücretsiz tamir)

ç) İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini isteme (Satılanı aynı modelin yenisi ile değiştirme)

Ayıplı mal konusu hakkında daha detaylı bilgi için aşağıdaki linki tıklayınız

http://selfhukuk.com/ayipli-mallarda-tuketicinin-haklari-kusurlu-mallarin-iadesi-degisimi-ve-tamiri-ornek-yargitay-kararlari/

Yargıtay Kararına yansımış örnek bir olay ile yazımıza devam ediyoruz. Yargıtay kararını okuyucularımızın daha iyi anlaması için sade ve özet bir dil ile ele alacağız.

Yaşanan örnek olayda

Müşteri mağazadan 1 adet koltuk takımı satın almıştır. Ürün 2 gün sonra kolilenmiş bir şekilde teslim edilmiş ve montajı yapılmıştır. Ancak faturada bulunan sehpa müşteriye teslim edilmemiştir.  Montaj için gelen çalışanlar ise 3 gün içerisinde teslim edileceğini müşteriye bildirmiştir.

Ancak 3 gün sonra sehpada gelmemiş ve teslim edilen koltuk takımının “deforme olduğunu, yırtık ve çökmenin mevcut olduğunu, koltuk takımının ele battığını, parça sünger kullanıldığını, sağ font ile sol font arasında dengesizlik olduğunu, koltuk takımının kumaşında esneme olduğunu ve yanlarında çökme olduğunu” müşteri tarafından tespit edilmiştir.

Daha sonra müşteri konuyu servise bildirmiş ancak servis 2 gün içerisinde gelmesi gerekir iken 20 gün sonra gelmiş ve bir müşteri şikâyet formu doldurtmuştur.

Firma yine problem çıkarmış tadilat için depo olmadığı yönünde çeşitli bahaneler bulması üzerine Müşteri firmaya noter vasıtasıyla bir ihtarname göndermiştir. İhtarnamede seçimlik haklarından bedel iadesi istediğini firmaya bildirmiştir. Firma bu teklifi red etmiştir.

Bunun üzerine müşteri dava açmış mahkeme ise bilirkişi görevlendirmiştir. Bilirkişi raporunda teslim edilen ürünün ayıplı olmadığı belirtilmiş ve müşteri davayı kaybetmiştir.

Bunun üzerine müşteri konuyu Yargıtaya taşımış ve davayı kazanmıştır. İşte Yargıtay kararının Tüketiciler lehine emsal teşkil edecek o bölümü:

“…uyuşmazlığın 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı ve buna göre ilgili kanunun ”ispat yükü” başlıklı 10/1.maddesi uyarınca teslim tarihinden itibaren altı ay içinde ortaya çıkan ayıpların, teslim tarihinde var olduğunun kabul edileceği ve durumda malın ayıplı olmadığının ispatının satıcıya ait olacağı hususu açık olduğu halde davalı temsilcilerince düzenlenen 21/02/2015 tarihli müşteri hizmetleri bakım ve şikayet formu aksi davalı tarafından ispatlanamadığı gibi, mahkemece de bilirkişi marifetiyle yaptırılan incelemede mobilya konusunda uzman bulunan bir bilirkişi temin edilmeden inceleme yaptırılması ve neticeten ispat yükü yanlış değerlendirilerek davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın mevcut şekli ile davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Bu açıklamalar ışığında ispat yükünün kanuna uygun değerlendirilmesi ve gerektiğinde mobilya konusunda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile mevcut şekilde davanın reddine karar verilmesi BOZMAYI gerektirmiştir.”

Görüldüğü üzere tüketici lehine emsal teşkil edecek doğru bir karar verilmiştir.

İlgilenenler için Yargıtay kararının bilgileri aşağıda paylaşılmıştır:

  1. Hukuk Dairesi 2017/4596 E.  ,  2017/4877 K.

Tüketici Hakem Heyetine Nasıl Başvuruda Bulunulacığı İçin aşağıdaki yazımıza tıklayınız.

http://selfhukuk.com/tuketici-hakem-heyetine-nasil-dava-acilir-nereye-basvuru-yapilmalidir/

One Response

  1. Recep Emre Keskin 28 Eylül 2018 Reply

Bir Cevap Yaz

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.